سورة Al-A'raf (The Heights )

سورة Al-A'raf (The Heights ) - Turkish Edip Yüksel عدد الآيات 206

Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.
\"ALLAH onlara bir rahmet dokundurmayacak diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?\" (Orta Yerdekilere şunlar denecektir:) \"Cennete girin; size bir korku yoktur ve üzülmeyeceksiniz de.\"
Dedi ki: \"Halkım, bende bir sapıklık yoktur; ancak ben evrenlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.\"
Deveyi işkence ederek kestiler ve Rab'lerinin emrine baş kaldırdılar: \"Salih, gerçekten elçilerden birisi isen, bizi tehdit ettiğin azabı başımıza getir,\" dediler.
Ülkelerin halkları, azabımızın gündüzün onlar oynarlarken kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Firavun'un halkından ileri gelenler, durumu tartıştılar ve \"Bu, uzman bir sihirbazdır,\" dediler,
Firavun'un halkının elit takımı, \"Musa'yı ve halkını, seni ve tanrılarını bıraksınlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakıyorsun,\" dediler. (Firavun:) \"Kadınlarını yaşatıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onlardan çok daha güçlüyüz,\" dedi.
Yarattıklarımızın arasında bir topluluk var ki gerçek ile yol gösterirler ve yine onunla hakkı gözetirler.
ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.
Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir.
مشاركة الموضوع