سورة Al-Mutaffifin (Those Who Deal in Fraud)

سورة Al-Mutaffifin (Those Who Deal in Fraud) - Turkish Suat Yıldırım عدد الآيات 36

Vay haline eksik ölçüp tartanların!
Fakat kendileri başkalarına satar, ölçüp tartarken eksik yapar, hîle karıştırırlar. [17,35; 6,152; 55,9]
Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülâlemin'in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?
Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülâlemin'in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?
Sahi onlar, o en mühim günde, yani bütün insanların Rabbülâlemin'in divanında duracakları günde, diriltilip toplanacaklarını düşünmezler mi?
Hayır! Hileye sapmayın, âhireti inkâr etmeyin! Doğrusu, yoldan sapan kâfirlerin hesap defterleri Siccîn'dedir.
Siccîn kâfirlerin yaptıkları işlerin kaydedildiği defterdir.
Buna “yalan” diyenler, ancak zalimler, azgınlar, günaha dadananlardır.
Kendilerine ayetlerimiz okunduğunda: “Bunlar, eski devirde yaşamış insanların masalları!” diyenlerdir. [16,24; 25,5]
Hayır! Gerçek öyle değil! Onların yapageldikleri kötü işler, gitgide kalplerini paslandırmıştır. (onun için âhireti inkâr ederler.)
Hayır! Hayır! Bu, cezasız kalmayacak. Onlar, o gün Rab'lerini görmekten mahrum kalacaklardır.
Sonra kendilerine: “İşte size yalan saydığınız cehennem!” denilir.
İlliyyûn, müminlerin yaptıkları işlerin kaydedildiği defterdir.
Allah'a yakın olanlar ona şahit olurlar.
İşte o hayırlı insanlar, naîm cennetlerindedir.
Koltuklarına kurulup neşe ile etrafa bakınırlar.
Sen onlara bakınca yüzlerinde, cennet nimetlerinin verdiği sevinci okursun.
Kendilerine ağzı mühürlü saf şarap şişelerinden şarap ikram edilir.
Hitamı misktir, içildiğinde sonu mis gibi kokar. İşte yarışacaklarsa insanlar, bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!
O şaraba Tesnim içkisi de karıştırılır.
Tesnim de, Allah'a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.
Yanlarından geçerken kaş göz hareketleriyle onları küçümserlerdi.
Onları gördükleri zaman: “Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler!” derlerdi.
Hoş bunları müminlere gözcü tayin eden de yoktu ya! (Fuzulî bir tarzda, kendi kendilerinde öyle bir yetki görürlerdi).
Koltuklarına kurulurlar“Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?” diye bakınırlar.
Koltuklarına kurulurlar“Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?” diye bakınırlar.
مشاركة الموضوع