سورة Qaf ( The Letter Qaf )

سورة Qaf ( The Letter Qaf ) - Turkish Elmalılı Hamdi Yazır عدد الآيات 45

Kâf. Şanlı ve şerefli Kur'an'a andolsun ki,
Doğrusu kâfirler kendi içlerinden uyarıcı bir peygamber geldiğine şaşırdılar da dediler ki: \"Bu şaşılacak bir şeydir!
Öldüğümüz ve bir toprak olduğumuz vakit mi (tekrar) dirileceğiz? bu dönüş çok uzaktır.\"
Fakat biz toprağın onlardan neyi eksilttiğini elbette biliyoruz. Yanımızda herşeyi kaydedip muhafaza eden bir kitap vardır.
Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıztırap içindeler.
Bunlar, Allah'a yönelen her kula gönül gözünü açmak ve ona ibret vermek içindir.
Tomurcukları birbiri üzerine dizilmiş uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik.
Bunları kullara rızık olması için (yetiştirmekteyiz). O su ile ölü bir toprağa can verdik, işte hayata çıkış da böyledir.
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın.
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, \"Ey insan! İşte bu senin öteden beri kaçtığın şeydir.\" denir.
Her can, kendisiyle beraber bir sevk memuru ve bir şahid bulunduğu halde gelir.
(Allah ona) \"Andolsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir.\" der.
(Allah iki meleğe buyurur ki:) \"Haydi ikiniz, atın cehenneme her inatçı nankörü!
Yanındaki arkadaşı (şeytan) der ki: \"Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi\".
Cennet de kötülükten sakınanlara yaklaştırılır. Zaten uzak değildir.
Onlara denir ki: \"İşte size vaad edilen bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan ve O'na yönelen bir kalple gelenlere mahsustur.
Onlara denir ki: \"İşte size vaad edilen bu cennet, Allah'a yönelen, O'nun emirlerine riayet eden, görmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan ve O'na yönelen bir kalple gelenlere mahsustur.
\"Şimdi selam ve selametle oraya girin. İşte sonsuzluk günü budur.\"
Orada onlara ne isterlerse vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.
Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güneşin doğuşundan önce (sabah namazını) ve batışından önce de (öğle ve ikindi namazalarını kılarak) Rabbini Hamd ile tesbih et.
Geceleyin (akşam ve yatsı namazlarını kılarak), namazlardan sonra da (vitir ve nafile kılarak) O'nu tesbih et.
O gün insanlar, o çağrıyı gerçek olarak duyarlar. İşte bugün, kabirlerden çıkış günüdür.
Gerçekten biz hem yaşatırız, hem öldürürüz. Sonunda dönüş yalnız bizedir.
O gün yer yarılır, insanlar kabirlerinden çabucak çıkarlar. İşte bu, sadece bize göre kolay bir toplanmadır.
Biz onların söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onlara karşı zor kullanacak değilsin. O halde sen, benim tehdidimden korkanlara bu Kur'ân ile öğüt ver.
مشاركة الموضوع