سورة As-Saaffat ( Those Ranges in Ranks )

سورة As-Saaffat ( Those Ranges in Ranks ) - Turkish Elmalılı Hamdi Yazır عدد الآيات 182

Andolsun o saf bağlayıp duranlara.
Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.
Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.
Şimdi onlara sor: \"Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?\" Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık.
Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.
Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
Ve diyorlar ki: \"Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir.\"
\"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman mı biz tekrar dirilecekmişiz?\"
De ki: \"Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz).\"
Çünkü O (sura üfürmek) zorlu bir kumandadan ibarettir ki, derhal onların gözleri açılıverir.
(Onlara): \"İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür\" denir.
Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
Toplayın mahşere o zulmedenleri, eşlerini ve Allah'tan başka taptıkları şeyleri. Toplayın da götürün onları sırata (cehennem köprüsüne) doğru.
(Onlara): \"Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?\" (denilir.)
(İleri gelenler de) derler ki: \"Hayır, siz inanmamıştınız.\"
\"Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız.\"
\"Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık.\"
Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
Meyveler (vardır), Naîm cennetlerinde onlara hep ikram edilir.
(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.
İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır.
Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
Sanki onlar örtülüp saklanmış yumurta gibidirler.
İçlerinden bir sözcü der ki: \"Gerçekten benim bir arkadaşım vardı.\"
\"Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?\"
Ona şöyle der: \"Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin.\"
\"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
\"Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?
Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
\"Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?\"
Derken yıldızlara bir baktı da: \"Ben gerçekten hastayım\" dedi.
Derken yıldızlara bir baktı da: \"Ben gerçekten hastayım\" dedi.
O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, \"Buyursanıza, yemez misiniz?\" dedi.
(Cevap vermediklerini görünce de): \"Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?\" (dedi).
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
İbrahim dedi ki: \"A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?\"
\"Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır.\"
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
\"Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!\"
Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
\"Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.\"
Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Hani o kavmine: \"Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da \"Ba'l'e\" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?\" dedi.
Hani o kavmine: \"Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da \"Ba'l'e\" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?\" dedi.
Hani o kavmine: \"Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da \"Ba'l'e\" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?\" dedi.
Fakat onlar, onu yalanladılar. Bu yüzden onlar mutlaka (cehennemde) hazır bulundurulacaklardır.
Ancak geride kalıp batanlar içinde kalan yaşlı bir kadın hariç.
Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?
(Oradakilerle) kur'a çekmiş de kaydırılanlardan (yenilenlerden) olmuştu.
Derken (denize atılmış ve) kendisini balık yutmuştu. (Kendi nefsini) kınıyordu.
Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: \"Allah doğurdu\" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı: \"Allah doğurdu\" derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.
Allah, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
Fakat Allah'ın ihlas ile seçilen kulları başka (onlar, Allah'ı böyle şirk ile vasıflamazlar).
Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
(Melekler): \"Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!\" derler.
(Melekler): \"Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!\" derler.
(Melekler): \"Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!\" derler.
(Müşrikler) şöyle diyorlardı: \"Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk.\"
(Müşrikler) şöyle diyorlardı: \"Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk.\"
(Müşrikler) şöyle diyorlardı: \"Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk.\"
Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: \"Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir.\"
Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: \"Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir.\"
Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: \"Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir.\"
Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Onlara (inecek azabı) gözetle. Yakında onlar da göreceklerdir.
Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?
Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür!
(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir.
مشاركة الموضوع