سورة An-Najm ( The Star )

سورة An-Najm ( The Star ) - Turkish Öztürk عدد الآيات 62

Yemin olsun inip çıktığı zaman yıldıza/fışkırıp çıktığı zaman çimene/süzülüp aktığı zaman Ülker Yıldızı'na/aşağı indiği zaman o parçalar halinde ağır ağır gelene,
İndirilmiş bir vahiyden başkası değildir o.
Kuvvetleri çok müthiş olan belletip öğretti onu ona.
Akıl, güzellik ve güç sahibidir. Doğrulup dikildi.
İki yayın beraberliği gibi, belki ondan da yakındı.
Onun gördüğü şey hakkında kuşkuya düşüp onunla çekişiyor musunuz?
Yemin olsun ki onu bir başka inişte de görmüştü.
Son sınır ağacı, Sidretül Münteha yanında.
O ağacın yanındadır sığınılacak bahçe.
O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,
Yemin olsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
İnsan için, her özleyip hayal ettiği var mı acaba?
Sonrası da öncesi de/âhiret de dünya da Allah'ındır.
Bizim zikrimizden/Kur'an'ımızdan yüz çeviren ve iğreti dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimseden, sen de yüz çevir.
Göklerde ne var yerde ne varsa Allah'ındır. Bu, Allah'ın; yaptıklarıyla kötülük sergileyenleri cezalandırması, güzel davranıp güzel düşünenleri de güzellikle ödüllendirmesi içindir.
Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O halde kendi kendinizi temize çıkmış göstermeyin; kimin sakındığını en iyi bilen O'dur.
Ve o çok vefalı İbrahim'in sayfalarındakiler...
Gerçek şu ki, hiçbir günahkâr bir başka günahkârın yükünü sırtlamaz.
Gerçek şu ki, insan için çalışıp didindiğinden başkası yoktur.
Ve onun çalışıp didinmesi yakında görülecektir.
Hiç kuşkusuz, öldüren de O'dur, dirilten de...
Meni halinde atıldığı zaman bir spermden...
Hiç kuşkusuz, zenginlik veren de O'dur, nimete boğan da...
Hiç kuşkusuz, Şi'ra yıldızının/şuurlanmanın Rabbi de O'dur.
Hiç kuşkusuz, daha önceden gelmiş olan Âd'ı helâk etti.
Semûd'u da. Böylece geriye bir şey bırakmadı.
Altı üstüne gelmiş kentleri de yere geçirdi O.
Sarıp doladı onlara, sarıp doladığını.
Peki, Rabbinin nimetlerinden hangisinde kuşkuya düşüyorsun?
Yaklaşmakta/yaklaşacak olan yaklaştı.
Ve siz, kibirlenip kafa tutarak sersemce somurtuyorsunuz.
Artık Allah için secdeye kapanın, ibadet edin/iş yapıp değer üretin!
مشاركة الموضوع