سورة As-Saaffat ( Those Ranges in Ranks )

سورة As-Saaffat ( Those Ranges in Ranks ) - Turkish Diyanet İşleri عدد الآيات 182

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.
Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.
Allah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.
Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.
\"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?\" derler.
\"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?\" derler.
\"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?\" derler.
İlgililere şöyle emredilir: \"Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun.\"
İlgililere şöyle emredilir: \"Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun.\"
\"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır.\"
Şöyle sorulur: \"Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?\"
İleri gelenlerine: \"Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz\" derler.
Onlar da şöyle derler: \"Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz.\"
\"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız.\"
\"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık\".
Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.
İçlerinden biri şöyle der: \"Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi.\"
İçlerinden biri şöyle der: \"Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi.\"
İçlerinden biri şöyle der: \"Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi.\"
Yanındakilere: \"Siz onu bilir misiniz?\" der.
Ona der ki: \"Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin.\"
\"Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum.\"
\"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?\"
\"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?\"
Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.
Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Allah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.
And olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.
Sonra gelenler içinde \"Alemlerde, Nuh'a selam olsun\" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Sonra gelenler içinde \"Alemlerde, Nuh'a selam olsun\" diye ona iyi bir ün bıraktık.
İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.
İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: \"Nelere kulluk ediyorsunuz?\"
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve \"Ben rahatsızım\" dedi.
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve \"Ben rahatsızım\" dedi.
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: \"Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?\" dedi.
O da onların tanrılarına gizlice yönelip: \"Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?\" dedi.
İbrahim onlara şöyle söyledi: \"Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.\"
İbrahim onlara şöyle söyledi: \"Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır.\"
Putperestler: \"Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın\" dediler.
İbrahim: \"Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir\" dedi.
\"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver\" diye yalvardı.
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: \"Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız\" diye seslendik.
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: \"Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız\" diye seslendik.
Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: \"Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız\" diye seslendik.
Sonra gelenler içinde \"İbrahim'e selam olsun\" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Sonra gelenler içinde \"İbrahim'e selam olsun\" diye ona iyi bir ün bıraktık.
Sonra gelenler içinde \"Musa ve Harun'a selam olsun\" diye iyi birer ün bıraktık.
Sonra gelenler içinde \"Musa ve Harun'a selam olsun\" diye iyi birer ün bıraktık.
Milletine: \"Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?\" demişti.
Milletine: \"Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?\" demişti.
Milletine: \"Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?\" demişti.
Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Sonra gelenler içinde, \"İlyas'a selam olsun\" diye bir ün bıraktık.
Sonra gelenler içinde, \"İlyas'a selam olsun\" diye bir ün bıraktık.
Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.
Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?
Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.
Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.
Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, \"Allah doğurdu\" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, \"Allah doğurdu\" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Allah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.
Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Melekler şöyle derler: \"Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz.\"
Melekler şöyle derler: \"Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz.\"
Melekler şöyle derler: \"Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz.\"
Putperestler: \"Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk\" derlerdi.
Putperestler: \"Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk\" derlerdi.
Putperestler: \"Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk\" derlerdi.
Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!
İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
مشاركة الموضوع