سورة Yusuf (Joseph )

سورة Yusuf (Joseph ) - Turkish Diyanet İşleri عدد الآيات 111

Elif, Lam, Ra. Bunlar, gerçeği açıklayan Kitap'ın ayetleridir.
Bunun üzerine \"Ey babamız! Yusuf'un iyiliğini istediğimiz halde, onu niçin bize emniyet etmiyorsun? Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin oynasın, biz onu herhalde koruruz\" dediler.
Bunun üzerine \"Ey babamız! Yusuf'un iyiliğini istediğimiz halde, onu niçin bize emniyet etmiyorsun? Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin oynasın, biz onu herhalde koruruz\" dediler.
Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: \"Ey babamız! İnan olsun biz yarış yapıyorduk; Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen bize inanmazsın\" dediler.
Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: \"Ey babamız! İnan olsun biz yarış yapıyorduk; Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen bize inanmazsın\" dediler.
Üzerine başka bir kan bulaşmış olarak Yusuf'un gömleğini de getirmişlerdi. Babaları: \"Sizi nefsiniz bir iş yapmaya sürükledi; artık bana güzelce sabır gerekir. Anlattıklarınıza ancak Allah'tan yardım istenir\" dedi.
Evinde bulunduğu kadın onu kendine çağırdı, kapıları sıkı sıkı kapadı ve \"gelsene\" dedi. Yusuf: \"Günah işlemekten Allah'a sığınırım, doğrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi baktı. Haksızlık yapanlar şüphesiz başarıya ulaşamazlar.\" dedi.
Yusuf: \"Beni kendine o çağırdı\" dedi. Kadın tarafından bir şahit, \"Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiş, erkek yalancılardandır; şayet gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir, erkek doğrulardandır\" diye şahidlik etti.
Yusuf: \"Beni kendine o çağırdı\" dedi. Kadın tarafından bir şahit, \"Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın doğru söylemiş, erkek yalancılardandır; şayet gömleği arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiştir, erkek doğrulardandır\" diye şahidlik etti.
Kocası gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, karısına hitaben \"Doğrusu bu sizin hilenizdir, siz kadınların fendi büyüktür\" dedi. Yusuf'a dönerek: \"Yusuf! Sen bundan kimseye bahsetme\"; kadına dönerek: \"Sen de günahının bağışlanmasını dile, çünkü suçlulardansın\" dedi.
Kocası gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, karısına hitaben \"Doğrusu bu sizin hilenizdir, siz kadınların fendi büyüktür\" dedi. Yusuf'a dönerek: \"Yusuf! Sen bundan kimseye bahsetme\"; kadına dönerek: \"Sen de günahının bağışlanmasını dile, çünkü suçlulardansın\" dedi.
Hapisteki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra Yusuf'u hatırladı ve: \"Ben size bunu yorumlayacağım, hele beni gönderin\" dedi.
Yusuf, \"Maksadım, vezire, gıyabında ihanet etmediğimi, hainlerin tuzaklarını Allah'ın başarıya erdirmediğini bilmesini sağlamaktı\" dedi.
Yusuf: \"Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim\" dedi.
\"Eğer onu bana getirmezseniz bundan böyle benden bir ölçek bile alamazsınız ve bana artık yaklaşmayın da.\"
Kardeşleri: \"Babasını ikna etmeye çalışacağız ve her halde bunu yaparız\" dediler.
Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri mallarının kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler. \"Ey babamız! Daha ne isteriz; işte mallarımız da bize iade edilmiş; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardeşimizi de korur ve bir deve yükü de artırmış oluruz; esasen bu az bir şeydir\" dediler.
Yusuf kardeşinin yükünden önce onlarınkini aramaya başladı; sonra kardeşinin yükünden su kabını çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle bir plan kullanmasını vahyettik. Çünkü hükümdarın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı, meğer ki Allah dileye. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her ilim sahibinden üstün bir bilen bulunur.
Ümidsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: \"Babanızın Allah'a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar ki O, hükmedenlerin en iyisidir bu yerden ayrılmayacağım. Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz.\"
Yusuf: \"Bugün azarlanacak değilsiniz, Allah sizi bağışlar. O, merhametlilerin merhametlisidir. Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün, görmeğe başlar; bütün çoluk çocuğunuzla bana gelin\" dedi.
Yusuf: \"Bugün azarlanacak değilsiniz, Allah sizi bağışlar. O, merhametlilerin merhametlisidir. Bu gömleğimi götürün, babamın yüzüne sürün, görmeğe başlar; bütün çoluk çocuğunuzla bana gelin\" dedi.
Kervan, memleketlerine dönmek üzere ayrıldığında, babaları: \"Doğrusu ben Yusuf'un kokusunu duyuyorum; ne olur bana bunak demeyin\" dedi.
Çevresindekiler: \"Allah'a yemin ederiz ki sen, hala eski şaşkınlığındasın\" dediler.
Oğulları: \"Ey Babamız! Suçlarımızın bağışlanmasını dile, bizler hiç şüphesiz suçluyuz\" dediler.
Sana böylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirliği edip düzen kurdukları zaman yanlarında değildin; sen ne kadar yürekten istersen iste, insanların çoğu inanmazlar.
Sana böylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirliği edip düzen kurdukları zaman yanlarında değildin; sen ne kadar yürekten istersen iste, insanların çoğu inanmazlar.
مشاركة الموضوع