سورة Al-Mursalat ( Those sent forth )

سورة Al-Mursalat ( Those sent forth ) - Turkish Alİ Bulaç عدد الآيات 50

Birbiri ardınca gönderilenlere andolsun;
Derken kökünden koparıp savuranlara.
Özür (suçu, eksikliği ortadan kaldırmak) veya uyarmak için.
Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir.
Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman,
Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,
Ve resuller de (şahitlik için) belli bir vakitte getirildiği zaman
(Mü'mini müşrikten, haklıyı haksızdan) Ayırma günü için.
Sonra arkadan gelenleri onların izinde yürüteceğiz.
Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
İşte (buna) güç yetirdik. Demek ki, Biz ne güzel güç yetirenleriz.
Ne gölge altında barındırır, ne (yakıcı) alevden korur.
Gerçekten o, sanki her biri saray olan bir kıvılcım saçar.
Her biri, sanki sapsarı erkek deve sürüleri gibidir.
Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.
Şayet kurabileceğiniz hileli bir düzeniniz varsa, durmaksızın bana karşı kurun.
Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar-başlarındadır;
Ve canlarının çekip-arzu ettiği meyveler (arasındadırlar).
Elbette Biz, 'iyi ve güzel' davrananları işte böyle ödüllendiririz.
(Sizler de dünyada) Yiyin ve biraz yararlanın. Çünkü siz, suçlu-günahkar kimselersiniz.
مشاركة الموضوع