سورة Al-Qiyamah ( The Resurrection )

سورة Al-Qiyamah ( The Resurrection ) - Turkish Alİ Bulaç عدد الآيات 40

Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.
İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?
Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.
Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'
Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok.
O gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca Rabbinin katıdır.
İnsana o gün, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle haber verilir.
Onu (Kur'an'ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma.
Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak Bize ait (bir iş)tir.
Şu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle.
Sonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir iş)tir.
Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz.
O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış-ekşimiştir.
Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.
Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman,
\"Son müdahaleyi yapacak kim\" denir.
Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
(Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında;
Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın.
Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın.
İnsan, 'kendi başına ve sorumsuz' bırakılacağını mı sanıyor?
Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir 'düzen içinde biçim verdi.'
مشاركة الموضوع