سورة Al-Muddaththir ( The One Enveloped )

سورة Al-Muddaththir ( The One Enveloped ) - Turkish Alİ Bulaç عدد الآيات 56

Kalk (ve) bundan böyle uyar.
Daha çok istekte bulunmak için iyilik yapma.
Çünkü o boruya (sur'a) üfürüldüğü zaman,
Kendisini tek olarak (ve yapayalnız) yarattığım (şu adam)ı Bana bırak;
Ki Ben ona, 'alabildiğine geniş kapsamlı bir mal’ (servet) verdim.
Göz önünde-hazır çocuklar (verdim).
Ve sayısız imkan ve fırsatları önüne serdim.
Sonra, daha arttırmam için tamah eder (doyumsuz istekte bulunur).
Hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı 'kesin bir inatçıdır.\"
Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim.
Çünkü o, düşündü ve bir ölçü tespit etti.
Kahrolası, nasıl bir ölçü koydu?
Yine kahrolası, nasıl bir ölçü koydu?
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.
Sonra da sırt çevirdi ve büyüklük tasladı (istikbar).
Böylece: \"Bu, yalnızca 'aktarılarak öğrenilen' bir büyüdür\" dedi.
Onu Ben, cehenneme sürükleyip-atacağım.
Biz o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık. Ve onların sayısını inkar edenler için yalnızca bir fitne (konusu) yaptık ki, kendilerine kitap verilenler, kesin bir bilgiyle inansın, iman edenlerin de imanları artsın; kendilerine kitap verilenler ve iman edenler (böylece) kuşkuya kapılmasın. Kalplerinde bir hastalık olanlar ile kafirler de şöyle desin: \"Allah, bu örnekle neyi anlatmak istedi?\" İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır, dilediğini böyle hidayete erdirir. Rabbinin ordularını Kendisi'nden başka (hiç kimse) bilmez. Bu ise, beşer (insan) için yalnızca bir öğüttür.
Gerçekten o, büyük (musibet)lerden biridir.
Beşer (insan) için bir uyarıdır.
Onlar cennetlerdedirler; birbirlerine sorarlar.
\"Sizi şu cehenneme sürükleyip-iten nedir?\"
\"(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik.\"
\"Sonunda yakîn (kesin bir gerçek olan ölüm) gelip bize çattı.\"
Artık, şefaat edenlerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
Buna rağmen, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çevirip duruyorlar?
Gerçek (şu ki), o (Kur'an,) elbette bir öğüttür.
Artık kim dilerse, öğüt alıp-düşünür.
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takvanın sahibi (onu kabul etmeye ehil olan) O'dur, mağfiretin sahibi (bağışlamaya ehil olan da) O'dur.
مشاركة الموضوع