سورة Al-Ma'arij (The Ways of Ascent )

سورة Al-Ma'arij (The Ways of Ascent ) - Turkish Alİ Bulaç عدد الآيات 44

İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.
(Bu azap) Yüce makamlar sahibi olan Allah'tandır.
Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret.
Çünkü, gerçekten onlar, bunu uzak görüyorlar.
Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.
Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengarenk yün gibi olacak.
(Böyle bir günde) Hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormaz.
Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;
Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.
Hayır; (hiçbiri kabul edilmez). Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir:
(Durmaksızın mal ve servet) Toplayıp bir yerde (üstüste) yığmakta olanı.
Gerçekten, insan, 'bencil ve haris' olarak yaratıldı.
Kendisine bir şer (kötülük) dokunduğu zaman feryadı basar.
Ona bir hayır dokunduğunda engelleyici olur (veya cimrilik eder).
(Bir de) Onlar, kendilerine verilen emanete ve verdikleri ahde (harfiyyen) riayet edenlerdir.
Şimdi inkar edenlere ne oluyor ki, boyunlarını sana uzatıp koşuyorlar.
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarına getirip-değiştirmeye. Üstelik Bizim önümüze geçilemez.
Şu halde sen, kendilerine vadedilen (azap) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp-oynasınlar, oyalansınlar.
Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük' yüzlerini de bir zillet kaplamış; işte bu, kendilerine vadedilmekte olan (kıyamet ve azap) günüdür.
مشاركة الموضوع