سورة Al-Waqi'ah ( The Event )

سورة Al-Waqi'ah ( The Event ) - Turkish Alİ Bulaç عدد الآيات 96

Vakıa (kesin bir gerçek olan kıyamet) vuku bulduğu zaman,
Onun vukuuna (gerçekleşmesine artık) yalan diyecek yoktur.
O aşağılatıcı, yücelticidir.
Yer, şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı,
Ve dağlar darmadağın olup ufalandığı,
Derken toz duman halinde dağılıp-savrulduğu,
Yarışıp öne geçenler de, öne geçmiş öncülerdir.
İşte onlar, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır.
Nimetlerle-donatılmış cennetler içinde;
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.
Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler dönüp dolaşır;
Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.
Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur);
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,
Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler).
Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma) ile inşa edip-yarattık.
Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
(Bunların) Birçoğu geçmiş (ümmet)lerden,
Hücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su,
Ve kapkara dumandan bir gölge içindedirler.
Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).
Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.
\"Önceden gelip-geçmiş atalarımız da mı?\"
Böylece karınları(nızı) ondan dolduracaksınız.
Onun üzerine de alabildiğine kaynar sudan içeceksiniz.
Üstelik 'içtikçe susayan hasta develerin' içişi gibi içeceksiniz.
İşte bu, onların din (hesap ve ceza) gününde şölenleridir.
Şimdi (rahimlere) dökmekte olduğunuz meniyi gördünüz mü?
(Yerinize) Benzerlerinizi getirip-değiştirme ve sizi şimdi bilemeyeceğiniz bir şekilde-inşa etme konusunda.
Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü?
Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız.
(Şöyle de sızlanırdınız:) \"Doğrusu biz, ağır bir borç altına girip-zorlandık.\"
\"Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık.\"
Onun ağacını sizler mi inşa ettiniz (yarattınız), yoksa onu inşa eden Biz miyiz?
Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.
Saklanmış-korunmuş bir Kitap'ta (yazılı)dır.
Ona, temizlenip-arınmış olanlardan başkası dokunamaz.
Ve rızkınızı (Kur'an'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz?
Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.
Eğer o (ölecek kişi), yakın kılınan (mukarreb olan)lardan ise,
Bu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur).
Artık (onun için) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır.
Ve çılgınca yanan ateşe bir atılma da.
Şüphesiz bu, kesin bilgi ifade eden bir gerçektir (Hakku'l-Yakin).
مشاركة الموضوع