سورة Ash-Shuara ( The Poets )

سورة Ash-Shuara ( The Poets ) - Turkish Alİ Bulaç عدد الآيات 227

Ta, Sin, Mim.
Şüphesiz, senin Rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir.
Dedi ki: \"Rabbim, gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.\"
\"Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder.\"
\"Üstelik, onların bana karşı (davasını savunacakları bir cinayet) suçu(m) var; bundan dolayı beni öldürmelerinden korkuyorum.\"
(Allah:) \"Hayır,\" dedi. \"İkiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz.\"
\"Gecikmeksizin Firavun'a giderek deyin ki: Gerçekten biz, alemlerin Rabbinin elçisiyiz,\"
\"İsrailoğulları'nı bizimle birlikte göndermen için (sana geldik).\"
(Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: \"Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?\"
\"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı.\"
Dedi ki: \"Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan herşeyin Rabbidir. Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir).\"
(Musa:) Dedi ki: \"O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir.\"
(Firavun) Dedi ki: \"Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir.\"
\"Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan herşeyin de Rabbidir\" dedi (Musa).
(Firavun) dedi ki: \"Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım.\"
(Musa) Dedi ki: \"Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?\"
Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.
Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanıvermiş'.
(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: \"Bu” dedi, \"Doğrusu bilgin bir büyücüdür.\"
\"Bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler.\"
Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde biraraya getirildi.
\"Evet\" dedi. \"Üstelik şüphesiz siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız.\"
Onlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve: \"Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz\" dediler.
Böylelikle Musa da asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuveriyor.
(Firavun) Dedi ki: \"Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım.\"
\"Hiç zararı yok\" dediler. \"Çünkü biz gerçekten Rabbimiz'e dönücüleriz.\"
\"Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimiz'in bizim hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.\"
\"Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler.\"
Böylelikle Biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;
Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.
(Musa:) \"Hayır\" dedi. \"Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir.\"
Ve hiç şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
Hani, babasına ve kavmine: \"Siz neye kulluk ediyorsunuz?\" demişti.
Demişlerdi ki: \"Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz.\"
Dedi ki: \"Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?\"
\"Ya da size bir yararları veya zararları dokunuyor mu?\"
(İbrahim) Dedi ki: \"Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?\"
\"İşte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin Rabbi hariç\"
\"Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;\"
\"Rabbim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat;\"
\"Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver.\"
\"Beni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl,\"
\"Ve beni (insanların) diriltilecekleri gün küçük düşürme,\"
'Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde.\"
\"Allah'ın dışında olan (ilah)lar; size yardımları dokunuyor mu, veya kendilerine yardımları oluyor mu?
Artık onlar ve azgınlar onun içine dökülüverilmiştir.
\"Andolsun Allah'a, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz,\"
\"Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk.
\"Artık bizim için ne bir şefaatçi var,\"
\"Bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da iman edenlerden olabilseydik.\"
Ve şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
\"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.\"
\"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.\"
\"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.
Dediler ki: \"Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?\"
Dedi ki: \"Onların yapmakta oldukları hakkında benim bilgim yoktur.\"
\"Onların hesabı yalnızca Rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)\"
Dediler ki: \"Eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten taşa tutulup kovulacaksın.\"
Dedi ki: \"Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı.\"
\"Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar.\"
Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Sonra bunun ardından geride kalanları da suda-boğduk.
Ve şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
Ad (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı.
\"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.\"
\"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.\"
\"Siz, her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz?\"
\"Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?\"
\"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.\"
\"Size hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti.\"
\"Doğrusu, ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.\"
\"Bu, geçmiştekilerin 'geleneksel tutumundan başkası değildir.\"
Böylelikle onu yalanladılar, Biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
Semud (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.
\"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.\"
\"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.\"
\"Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?\"
\"Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.\"
\"Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik-düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar).\"
\"Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen, bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim.\"
Dedi ki: \"İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir.\"
\"Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.\"
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
\"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.\"
\"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.\"
\"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz.\"
Dediler ki: \"Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.\"
Dedi ki: \"Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım.\"
Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir.
\"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.\"
\"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.\"
\"İnsanların eşyasını değerden düşürüp-eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.\"
\"Sen, yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin ve biz senin gerçekte yalancılardan olduğunu sanıyoruz.\"
Sonunda onu yalanladılar, böylece onları o gölgelik-gününün azabı yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabıydı.
Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.
Uyarıcılardan olman için, senin kalbinin üzerine (indirmiştir).
Ve hiç şüphesiz, o (Kur'an), geçmişlerin kitaplarında da vardır.
Artık o (azap), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.
Onlar yine de azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?
Onların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azaptan) bağımsız kılamaz.
Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın, Biz hiçbir ülkeyi yıkıma uğratmış değiliz.
(Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); Biz zulmedici değiliz.
Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.
Eğer sana isyan edecek olurlarsa, artık de ki: \"Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım.\"
Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (Allah')a tevekkül et.
Onlar, 'gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler.
Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.
Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öclerini alanlar) başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.
مشاركة الموضوع