سورة Al-Qalam ( The Pen )

سورة Al-Qalam ( The Pen ) - Turkish Süleyman Ateş عدد الآيات 52

Nun. Kaleme ve (kalemle) yazdıklarına andolsun.
(Sen de) Göreceksin, onlar da görecekler;
Hanginizin fitnelenmiş (cin çarpmış delirmiş) olduğunu.
İstediler ki, sen yağcılık yapasın da onlar da yağcılık yapsınlar (sana yumuşak davransınlar).
Şunların hiçbirine ita'at etme: Yemin edip duran aşağılık,
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (yolunu şaşırmış).
Biz onu burnunun üzerine damga vurup işaretleyeceğiz.
Biz bunlara da bela verdik, şu bahçe sahiplerine bela verdiğimiz gibi: Hani onlar, sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
İstisna da etmiyorlar(Allah dilerse biçeriz demiyorlar)dı.
Fakat bahçeyi görünce: \"Herhalde biz yolu şaşırdık.\" dediler.
Hayır, doğrusu biz mahrum bırakıldık!
Orta(yolda giden iyi)leri: \"Ben size demedim mi? Rabbinizi tesbih etmeniz gerekmez miydi?\" dedi.
Belki Rabbimiz, bize onun yerine ondan daha iyisini verir. Biz Rabbimize yönelir, O'ndan umarız. It may be that our Lord will give us better than this in place thereof. Lo! we beseech our Lord.
Yoksa sizin bir Kitabınız var da onda mı (bu hükümleri) okuyorsunuz?
Bacaktan açılacağı (paçanın sıvanacağı, işlerin güçleşeceği) ve secdeye da'vet edilecekleri gün (secde) edemezler.
Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım sağlamdır (onu kimse bozamaz).
Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır borç altında mı kalıyorlar?
Yoksa gayb (görünmez bilgi hazinesi), kendi yanlarında da onlar mı (istedikleri gibi) yazıyorlar?
Sen Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, sıkıntıdan yutkunarak (Allah'a) seslenmişti.
Fakat Rabbi onun du'asını kabul etti de onu Salih(iyi insan)lardan yaptı.
Halbuki o, alemler için uyarıdan başka bir şey değildir!
مشاركة الموضوع