يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُبْطِلُوا۟ صَدَقَٰتِكُم بِٱلْمَنِّ وَٱلْأَذَىٰ كَٱلَّذِى يُنفِقُ مَالَهُۥ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ ۖ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌۭ فَأَصَابَهُۥ وَابِلٌۭ فَتَرَكَهُۥ صَلْدًۭا ۖ لَّا يَقْدِرُونَ عَلَىٰ شَىْءٍۢ مِّمَّا كَسَبُوا۟ ۗ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ ﴿٢٦٤﴾
Ey iman edenler! Sadakalarinizi, basa kakmak, gönül kirmakla bosa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteris için malini dagitir da ne Allah'a inanir, ne ahiret gününe. Artik onun hâli, bir kayanin hâline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmis, derken siddetli bir sagnak inmis de onu yalçin bir kaya halinde birakivermis. Öyle kimseler, kazandiklarindan hiçbir sey elde edemezler. Allah, kâfirler toplulugunu dogru yola iletmez.